Hasat 2026 şişede: yeni yağlar hazırKendi bahçemizden, hasat günü soğuk sıkımSiparişler iş günlerinde özenle paketlenip kargoya verilir
Analizler

Zeytinyağı Görünümü 2025–2026: Piyasa Analizi, Fiyat Tahminleri ve Sektörel İçgörüler

8 dakikalık okuma

Zeytinyağı Görünümü 2025–2026: Piyasa Analizi, Fiyat Tahminleri ve Sektörel İçgörüler

Son iki yılda uluslararası zeytinyağı piyasası yoğun fiyat dalgalanmalarına sahne oldu. 2022–2023 döneminde yaşanan kuraklık koşulları fiyatları tarihi zirvelere taşırken, üretim seviyelerinin normale dönmesiyle 2024’te sert bir düşüş yaşandı. Küresel ölçekte, Birleşik Krallık bazlı referans zeytinyağı endeksi 2022 başında ton başına yaklaşık 4.250 dolar seviyesindeyken Aralık 2023’te 10.000 dolar sınırına ulaştı. Akdeniz’de arka arkaya yaşanan kurak mevsimler tarımsal üretimi büyük ölçüde azalttı, özellikle de İspanya, İtalya ve Portekiz’de ciddi kayıplar görüldü. Bu nedenle 2022/23 sezonunda büyük üretici ülkelerin çıktısı önceki yıllara kıyasla keskin şekilde geriledi.

Türkiye’de ise dünya geneline kıyasla farklı bir kısa vadeli tablo ortaya çıktı. 2022/23 sezonunda 450 bin ton ile tarihi bir rekolteye ulaşan Türkiye, ertesi yıl aşırı hava koşullarına bağlı olarak 120 bin tonluk dramatik bir düşüş yaşadı. Azalan üretim, yüksek enflasyon ve Türk Lirası’ndaki değer kaybı birleşince iç piyasada fiyatlar hızla yükseldi. 2023 sonunda değirmenler litresi 7–10 avrodan zeytinyağı alırken, bir önceki yıl fiyatlar 3–4 avro seviyesindeydi. Analistlere göre düşük verim, enflasyon ve zayıf TL fiyat artışlarını tetikleyen başlıca faktörlerdi. Ancak 2025’e gelindiğinde Türkiye’nin üretim tahminleri yeniden 450 bin tona ulaştı ve bu da piyasada arz fazlası olacağına işaret etti. Nitekim 2025 başlarında alım fiyatları litre başına 3,4–3,9 avroya kadar düştü. Bu bolluk fiyatları aşağı çekti, ancak liranın değer kaybı ve enflasyon nedeniyle perakende fiyatlar tüketiciler için yüksek kalmaya devam etti. Özetle, Avrupa’da kuraklık nedeniyle 2022/23’te fiyatlar iki katına çıkarken, üretimin normale dönmesiyle 2024 sonunda yarı yarıya düştü. Türkiye’de ise 2023’te üretimin çökmesi fiyatları yükseltti, ardından 2024/25’te rekolte ve stokların toparlanmasıyla geriledi.

1

Fiyatları Belirleyen Unsurlar: İklim, Döngüler ve Ekonomi

Bu dalgalanmaların arkasında birbirini tetikleyen pek çok etken vardı. En önemlisi, şiddetli kuraklıklarla birlikte gelen rekor sıcak hava dalgaları oldu. 2023 baharındaki sıcak hava dalgası, Endülüs’te normalin 4°C üzerine çıkan sıcaklıklarla çiçeklenmeyi tahrip etti ve İspanya’nın ürününü yarıya düşürdü. Nisan 2024’teki kuraklık ise uzmanlara göre son yirmi yılın en şiddetlilerinden biriydi. İklim değişikliğinin yol açtığı bu aşırı kuraklıklar, zeytin ağaçlarının doğal “var yılı/yok yılı” döngüsünü daha da kırılgan hale getirdi. Nitekim Türkiye’de 2023/24’teki düşüş, önceki yılın rekor rekoltesinden sonra beklenen bir “yok yılı”ydı, ancak olumsuz hava koşulları bu doğal döngüyü ağırlaştırdı.

Arz sıkıntısını derinleştiren bir diğer unsur yüksek üretim maliyetleriydi. 2022/23’te enerji ve gübre fiyatlarıyla birlikte işçilik maliyetleri de tarihi seviyelere çıktı. İspanyol ve İtalyan çiftçiler, enerji fiyatları bir miktar düşse bile maliyetlerin kriz öncesine kıyasla çok yüksek kaldığını ve düşük piyasa fiyatlarını kabul etmek istemediklerini açıkladılar. 2024’te de üretim maliyetleri kriz öncesinin üzerinde seyretti. Dolayısıyla enflasyon ve girdi maliyetleri, kıtlık döneminde çiftlik fiyatlarını daha da yukarı itti.

Talep tarafında ise dünya genelinde zeytinyağına olan ilgi yüksek kaldı. Fiyatlar 10 avroyu aştığında bazı tüketiciler ayçiçek yağı veya daha ucuz yağlara yöneldi, ancak fiyatlar gevşeyince yeniden zeytinyağına döndüler. Avrupa Komisyonu, 2024/25 sezonunda AB’nin zeytinyağı tüketiminin yüzde 7 artacağını öngörüyor. Döviz hareketleri de önemliydi: TL’nin değer kaybı iç fiyatları şişirirken, Türkiye’nin 2023’teki dökme yağ ihracat yasağı piyasada stok oluşmasına yol açtı. Bu stoklar sonraki yıl fiyatların düşmesine katkıda bulundu. ABD’nin olası yeni tarifeleri gibi ticaret politikaları da küresel piyasaya belirsizlik kattı.

Sonuç olarak, iklim kaynaklı arz şokları fiyatların zeminini oluştururken, ekonomik ve ticari etkenler dalgalanmaların şiddetini belirledi. Aşırı kuraklık, yükselen maliyetler ve değişen tüketici tercihleri çiftçiler ve piyasa için istikrarsız bir tablo yarattı. Fiyatlar önce tarihi zirvelere çıktı, ardından üretim normale dönünce hızla düştü.

2

Tahminler ve Gerçekler Arasında

Peki, analistlerin tahminleri ne kadar doğru çıktı? 2023/24 sezonunun başında piyasada panik havası hakimdi. IOC’nin Nisan 2024’te FoodNavigator aracılığıyla açıkladığı tahminlere göre küresel üretim 2,28 milyon ton, talep ise 2,90 milyon ton olacaktı; bu da yaklaşık 620 bin tonluk açık demekti. Procurement Resource analistleri de 2023 ortasında benzer şekilde fiyatların yeni zirvelere çıkacağını öngörmüştü. Nitekim 2023/24 üretimi 2,56 milyon tona geriledi ve fiyatlar 10 avroyu aştı; bu da kısa vadeli kıtlık kaygılarını doğruladı. Ancak gerçekleşen açık, en karamsar senaryolardan daha hafif oldu.

2024’ün sonuna gelindiğinde tablo tersine döndü. Büyük şişeleme şirketleri (örneğin Deoleo), piyasadaki büyük arz fazlası nedeniyle fiyatların 2025 başında 5 avroya kadar düşeceğini öngördü. Gerçekten de IOC verilerine göre İspanya ve İtalya’da çiftlik çıkış fiyatları 2023 sonundan 2025 başına yarı yarıya geriledi. 2024/25 sezonunda İspanya ve İtalya’daki güçlü hasat artışı fiyatların düşmesine yol açtı ve tahminlerle uyumlu oldu.

Buna karşılık, bazı tahminler fazla kötümserdi. 2023’te sürekli artış bekleyen analistler, 2024/25’teki beklenmedik yüksek rekolte karşısında yanıldı. Türkiye’nin de 450 bin tonu aşan rekor hasadı fiyatların düşmesinde kritik rol oynadı. Hava koşullarına bağlı öngörülerin belirsizliği böylece ortaya çıktı. Özetle, piyasa 2022/23 kuraklığında fiyatları yukarı, 2024 bolluğunda aşağı çekti; tahminler yön açısından doğru çıktı ama zamanlamada yanılgılar oldu.

 

 

3

Zeytinyağında Yolun İlerisi: 2025/26 Sezonu

 

Geleceğe bakıldığında, çoğu uzman yeniden bir sıkılaşma öngörüyor. ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 2025/26 küresel üretiminin yaklaşık 3,02 milyon ton olacağını ve bunun önceki yıla göre yüzde 10 düşüş anlamına geldiğini bildiriyor. Özellikle AB ve Türkiye’nin üretiminde gerileme bekleniyor: AB 1,98 milyon ton, Türkiye ise yalnızca 275 bin ton civarında öngörülüyor. Bu rakamlar, fiyatların 2024/25’in düşük seviyelerinden yeniden yükselmesi ihtimalini güçlendiriyor.

Ülke bazında ise farklı koşullar söz konusu. İspanya, devam eden kuraklık kaygıları nedeniyle 2025/26 tahminini 1,5–1,55 milyon tona indirdi. İtalya’da ise uygun hava koşulları devam ederse üretimin 300 bin tona çıkması bekleniyor. Altı büyük üretici ülkenin toplam üretimi 2025/26’da 2,65 milyon ton civarında öngörülüyor ki bu da 2024/25’teki 2,94 milyon tondan daha düşük.

Bu daralmaya dair erken işaretler de mevcut. Türkiye’de 2025 sonbahar hasadı yaklaşırken fiyatlar Ağustos–Eylül arasında yüzde 60 arttı. AB’de ise geçen yılın rekor üretimi hâlâ piyasaya sürülmeye devam ettiği için toptan fiyatlar görece düşük kalıyor; örneğin Jaén’de üretici fiyatı 2025 ortasında 3,55 €/kg seviyesindeydi. Uzmanların çoğu, 2025/26’da beklenenden düşük rekolte olursa fiyatların hafif yükseleceğini, hava koşulları iyi giderse ise düşük kalacağını düşünüyor.

Kısacası, piyasanın gidişatı hava koşulları ve mevcut stoklara bağlı. Eğer 2025/26 rekoltesi yine düşük çıkarsa, fiyatlar dipten toparlanabilir. Tersine, sonbaharda bol yağış olursa bolluk dönemi uzayabilir. Bu yüzden sektörün önümüzdeki hasat sezonunda iklimi yakından takip etmesi gerekiyor.

SON SÖZ

İki yıl süren çalkantının ardından zeytinyağı piyasası yavaş yavaş dengelenmeye başladı. 2025/26 tahminleri, üretimdeki daralma nedeniyle mevcut düşük seviyelerden sınırlı bir fiyat artışına işaret ediyor. Ancak talebin güçlü kalması ve iklim krizinin uzun vadeli baskıları nedeniyle volatilitenin 2022 öncesine kıyasla daha yüksek olması bekleniyor. Üreticiler ve alıcılar için hava koşulları, stok seviyeleri ve ticaret politikalarını dikkatle takip etmek büyük önem taşıyor. Ani bir kuraklık, aşırı yağış veya ticaret bariyerleri dengeyi hızla kıtlık ya da bolluk yönünde değiştirebilir. Şimdilik ise 2023–25’in dalgalı döneminden sonra arz, talep ve maliyet unsurlarının daha dengeli bir piyasa tablosu sunduğu görülüyor.

Tüm bu dalgalanmalar, zeytinyağında güvenilir üretim anlayışının ve kalite odaklı markaların önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Reborn, değişken piyasa koşullarına rağmen erken hasat ve olgun hasat zeytinyağlarını kontrollü üretim, izlenebilirlik ve yüksek kalite standartlarıyla sunarak istikrarı temsil ediyor. Doğaya saygılı üretim yaklaşımı ve seçilmiş hasatlarıyla Reborn, zeytinyağında yalnızca bugünün değil, geleceğin de değerini şişeliyor.

Bu sofraya yakışanlar

Tümünü gör

Erken Hasat

Filtresiz500 ml Orijinal fiyat: ₺999,00.Şu andaki fiyat: ₺699,00.

Hasat 2026. Ekim başında yeşil zeytinden, hasat günü soğuk sıkım, filtresiz. Taze…

Olgun Hasat

Filtresiz500 ml Orijinal fiyat: ₺700,00.Şu andaki fiyat: ₺500,00.

Hasat 2026. Olgun zeytinden hasat günü soğuk sıkım, filtresiz. Yumuşak, meyvemsi, hafif…

★ 5,0 yıldız, 1 değerlendirme

Olgun Hasat

Filtresiz5 L teneke Orijinal fiyat: ₺3.000,00.Şu andaki fiyat: ₺2.500,00.

Hasat 2026, filtresiz. Kalabalık evler ve yıl boyu kullanım için 5 litrelik…

Extra Sızma

750 ml teneke Orijinal fiyat: ₺1.000,00.Şu andaki fiyat: ₺790,00.

Reborn 750 ML Teneke Zeytinyağı, Trilye zeytinlerinin en erken ve en karakterli…

Olgun Hasat

Filtresiz2 L teneke Orijinal fiyat: ₺1.200,00.Şu andaki fiyat: ₺1.000,00.

Hasat 2026, filtresiz. Her gün yemekte kullananlar için, ışık almayan tenekede.

Extra Sızma

Soğuk sıkım4 L teneke Orijinal fiyat: ₺2.500,00.Şu andaki fiyat: ₺2.200,00.

Reborn 4 LT Teneke Zeytinyağı, Trilye zeytinlerinin en erken döneminde hasat edilmesiyle,…

Günlükten diğer yazılar

Tüm yazılar